Papağan İthalatı ve Konuyla İlgili Çözüm Önerileri


    Pek çok konuda olduğu gibi maalesef papağan ithalatı konusunda da ülkemiz ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Bu husustaki işlemler Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı(Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü), Çevre ve Orman Bakanlığı(Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü) ile Dış Ticaret Müsteşarlığı nezdinde yapılmaktadır.


    İthalat işlemleri Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğünden kontrol belgesi alınması ile başlar. Dilekçe ile başvuru sırasında aşağıdaki belgeler aranmaktadır


  • Kontrol Belgesi Formu, (1 asıl 2 suret)
  • Proforma Fatura(1 asıl 2 suret) veya Fatura (3 suret)
  • Sağlık sertifikası, (proforma 3 suret)
  • Orijin sertifikası, (Sağlık sertifikasında orijin ülke belirtilmişe aranmaz)
  • Taahhütname (1 adet noter tasdikli asıl, 2 suret)
  • Test, analiz vs. belgesi, (Ürün çeşidine göre)
  • İlk defa ithalat yapanlar için faaliyet belgesi,
  • CITES belgesi ( Çevre ve Orman Bakanlığından temin edilir)



  •     Başvuru, belgelerin bir uzmana havalesinden itibaren 15 günde yanıtlanmaktadır. Alıncak kontrol belgesi 4 ay geçerlidir.


        İthalatta yaşanan ilk sıkıntı gerçek kişilerin hiçbir koşul altında ithalat yapamamasıdır. Tüzel kişiler ile şirketler ancak ve ancak faaliyet konularında ‘canlı hayvan ithalat, ihracat, üretim, ‘ gibi bir ibare yer aldığı takdirde ithalat işlemine girişebilirler. Şayet ithal edilmek istenen papağan türü CİTES’e(Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme) tabi ise ayrıca Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne başvurarak bu belgenin çıkartılması gerekmektedir.


    Cites belgesi
  • Yönetim mercii tarafından, ihraç edilecek türün hayvan ve bitki varlığının korunmasına ilişkin mevzuat hükümlerinin ihlal edilmeksizin elde edilmiş olduğunun tespit edilmesi,
  • Bilimsel merciin sözkonusu ihracatın, türün neslinin devamına zarar vermeyeceğine ilişkin yazılı görüşünün alınması,
  • Canlı örneğin yaralanmadan, sağlığı zarar görmeden ve kötü muameleye maruz kalmadan sevk edileceğinin Yönetim Merciine taahhüt edilmesi,
  • İthalatçı ülkenin yönetim mercii tarafından düzenlenen CITES Belgesinin, ilgili Yönetim Merciine ibraz edilmesi,

  • şartıyla verilmektedir.
        Burada ‘bilimsel merciin’ hangi bakanlık ya da hangi birim olduğu da ayrı bir muammadır. Ayrıca bu belgenin elde edilme süresi de tahminimce birkaç ay sürecektir. Cites belgeli bir türün ithalatı zaten kötü olan durumu işin içinden çıkılmaz hale getirmektedir.

        Tüm bu belgelerin hazırlandığı ve Koruma Ve Kontrol Genel Müdürlüğüne ibraz edildiği kabul edilmesi halinde dahi ilgili birimin bu hususta ‘red’ kararı verme olasılığı da vardır. İkinci ve iyimser olasılığın gerçekleşerek onay kararının çıktığını kabul edelim. İşlemler doğal olarak bununla bitmiyor. Sağlık sertifikası ‘proforma’ olduğu için asıl sertifikanın düzenlenmesi gerekmektedir. Bu belgenin ‘boarding’ yani yüklemenin gerçekleştiği günde düzenlenmesi şarttır. 5 gün geçerli olan sağlık sertifikasında Avian influenza, newcastle vb hastalıkların kuşlarda bulunmadığı ve alındıkları bölge çevresinde de bu gibi hastalıkların görülmediği belirtilecektir. (Örnek Ek-1)


        İthalatın istisnai durumlar haricinde kara veya deniz yolu ile yapılması imkansızdır. Kalan tek seçenek olan uçak ile ithalatta ilgili kargo bölümünün yükleme öncesi dezenfekte edildiğine dair bir belge(dezenfeksiyon belgesi) de edinmeniz gerekiyor. IATA kuralları gereğince de papağanın seyahat edeceği kafes boyutu, içerisinde bulunan malzemeler, kafes şekli ve daha pek çok hususta uyulması gereken düzenlemeler vardır.


        Papağanınızın boarding işlemlerinin tamamlanarak havalandığını düşünelim. Uçak ancak ve ancak veteriner hekimin bulunduğu bir havaalanından ülkeye giriş yapabilir. Dolayısıyla şehrinizde havaalanı olmasına rağmen İstanbul-İzmir-Ankara gibi havaalanlarına mahkum kalabilirsiniz. Girişten itibaren ve haklı olarak veteriner hekimin papağan üzerinde tam bir hakimiyeti vardır. Gerekli görürse bedelleri sahibine ödenmeksizin papağanların uyutulmasına karar verebilir ya da duruma göre karantinaya alabilir. Durum her ne kadar gerekli ve şart ise de kanatlı konusunda uzman olmayan bir hekimin bu hususta vereceği bir karar çok sağlıklı olmayabilir. Bu da papağan ithal etmek isteyenler için ayrı bir risktir.


        Bütün bu bürokratik işlemleri, noter işlemlerini, masrafları, riskleri göze aldınız diyelim. Peki papağanları hangi ülkeden ithal edeceksiniz? Amerika ve Avustralya kıtaları ile Asya kıtasının bir bölümü uzun seyahat süresi nedeniyle ithalatın mümkün olmadığı bölgelerdir. Hollanda, Belçika, İtalya, Almanya, İngiltere, İspanya ve neredeyse tüm Uzak Doğu ülkeleri kuş üretimi ve papağanlar konusunda oldukça bilgili ve tecrübeli yetiştiricilere sahiptir. Ayrıca Güney Afrika ve Pakistan’da da büyük çaplı üreticilerin bulunduğu bilinmektedir. Ancak bu sayılan ülkelerden yalnızca birkaçından ithalat mümkündür. Bunun nedeni ise Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından uygulanan ithalat yasağıdır. Sadece avian influenza ve newcastle nedeniyle kanatlı hayvanların ithalatının yasaklandığı ülkelerin listesi aşağıdadır.


  • ABD
  • Afganistan
  • Arnavutluk
  • Avusturya
  • Azerbeycan
  • Bahreyn
  • Bangladeş
  • Belarus (Beyaz Rusya)
  • Bostvana
  • Brezilya
  • Bulgaristan
  • Cezayir
  • Çin
  • Endonezya
  • Eritre
  • Filistin
  • Finlandiya
  • Gana
  • Güney Afrika
  • Güney Kore
  • Hırvatistan
  • Hindistan
  • Honduras
  • Honkong
  • Irak
  • İngiltere
  • İran
  • İsrail
  • İsveç
  • İtalya
  • Japonya
  • Kamboçya
  • Kazakistan
  • Kuveyt
  • Laos
  • Letonya
  • Macaristan
  • Makedonya
  • Malezya
  • Meksika
  • Mısır
  • Moğolistan
  • Myanmar
  • Nijer
  • Nijerya
  • Pakistan
  • Portekiz
  • Romanya
  • Rusya Federasyonu
  • Senegal
  • Sırbistan-Karadağ
  • Slovakya
  • Sudan
  • Suudi Arabistan
  • Şili
  • Tayland
  • Tayvan
  • Ukrayna
  • Venezuela
  • Vietnam
  • Yugoslavya
  • Yunanistan



  •     Hatırlanacak olursa 2004 yılında Güney Afrika’da iki devekuşu çiftliğinde kuş gribine rastlanmasının ardından AB ve diğer ülkeler bu ülkeden kanatlı ve kanatlı ürünleri ithalatını durdurmuş, Türkiye de bu ülkelere katılmıştı. Ancak AB ülkeleri yasağı kademeli olarak kaldırmalarına rağmen Türkiye’de ithalat yasağı sürmektedir. Benzer uygulamalar diğer ülkelere de yapıldığından liste oldukça kabarıktır. Şili ile Honduras da 5 yılı aşkın süredir bu listede yer almaktadırlar. Diğer bulaşıcı kanatlı hastalıkları da göz önüne alındığında Hollanda ve Belçika haricinde kuşçuluk konusunda ilerlemiş hiçbir ülkeden papağan ithalatı mümkün değildir. Bahsi geçen ülkelerdeki gelir seviyesinin yüksek oluşundan papağan fiyatları yüksektir. Türkiye’deki bakım masrafları, ölüm vakaları sonucundaki kayıplar, pazarlama masrafları ve kar hariç tutulsa dahi bir gri papağanının maliyeti 750-800 Avro civarında olacaktır. Buna gümrük ve bürokratik işlemler nedeniyle yapılan harcamalar eklendiğinde fiyat pek çok papağan severin katlanabileceğinin kat ve kat üstüne çıkacaktır. Dolayısıyla böyle bir ithalatın ticari olarak yapılması neredeyse imkansızdır.


        ABD’de papağan ithalatı yasaktır. Diğer bazı gelişmiş ülkelerde de buna benzer uygulamalar ya da en azından bu yönde çabalar bulunmaktadır. Ancak tüm bu ülkelerde ülkeye yasal yollardan girmiş, kontrol altında tutulan, ülke içi talebi karşılayabilecek ve hatta ihracat yapabilecek derecede bir papağan ‘stoğu’ oluşmuştur. Peki Türkiye’nin bu anlamda yapması gereken nedir? Ülkeye yasal olmayan yollardan papağan sokulması hem ülke gelirleri açısından hem halk sağlığı açısından son derece zararlıdır. Bu yolla ülkemiz gümrük vergilerinden olduğu gibi bir de zoonotik hastalıklar ile karşı karşıya kalmaktadır.


        Bazı çözüm önerileri:

  • İthalat konusundaki düzenlemelerin gözden geçirilerek bürokratik işlemlerin hafifletilmesi,

  • Üç (Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı) ayrı kamu kurumu yerine tek bir kamu kurumunun konu ile ilgilenmesi ve başvuruların tek bir birimden yapılarak kalan işlemlerin iç yazışmayla halledilmesi,

  • Cites'e tabi türler hariç olmak üzere ülke içerisinde bulunan papağan nüfusunun bir defaya mahsus olmak üzere ‘af’ kapsamında ele alınması, numaralandırılması (açık bileklik) ve üretilen papağanlara kapalı bileklik zorunluluğu getirilmesi,


  • Vergi istisnasından yararlanacak üretim çiftliklerinin kurulması, yakalanacak ‘bileksiz’ papağanların karantina sonrasında bu çiftliklere bedelsiz devredilmesi,

  • Bir geçiş döneminin ardından hayvanat bahçeleri vb yerlere sağlanacak türler haricinde ithalatın tamamıyla yasaklanması.



  •     Bunlar pek tabiki de bir papağanseverin basit ve düz mantıkla ortaya koyduğu çözüm yollarıdır ancak ülkemize tamamıyla 'uçarak' giren papağan sayısı düşünülürse konunun acil olarak çözüm beklediği açıktır.

    Okuyucuya özel not:
    Makale hiç bir koşul altında ithalat işlemleri için kılavuz ya da yön gösterici olarak kullanılmamalıdır. Bu şekilde kullanımından doğacak maddi ve manevi zararlardan yazar sorumlu tutulamaz.


    Kaynak


  • www.kkgm.gov.tr
  • www.cevreorman.gov.tr
  •   Site içi arama:



    Dost Siteler

    Hepsievcil.org

    Arkınkuşcenneti.com